Borç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Borç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2026 Çarşamba

Bocu Olan Günde Yüz Defa İhlas Suresi Okusun

 İhlas Suresi fazileti çok büyük olan, Allah'ın birliğini anlatan temel surelerden biridir. Duaların kabul olması, rızık, bereket ve maddi sıkıntılardan (borçtan) kurtulmak niyetiyle okunabilir

Şu zamanda çoğu kişinin  borcu var ve borçtan kıvranıyor. Borcunu kolaylıkla Ödemek isteyen 
her gün 100 defa İhlas Suresini oksun. 

10 Haziran 2026 Çarşamba

Ayetel Kürsi'yi BU 5 Saatte Okuyun I 40 Günde Mucize Yaşayın! - İbn Arabi'nin Sırrı


  Ayetel Kürsi'yi doğru zamanda okuyarak hayatınızı değiştirin! Hz. Ali'nin Peygamber Efendimize sorduğu soru ve aldığı cevap üzerine İbn Arabi'nin geliştirdiği muhteşem formül! Ayetel Kürsi'nin 5 altın saati ve her birinin mucizeleri... 

3 Haziran 2026 Çarşamba

Ağrı ve Sızısı Olan Bu Sureyi Okusun


Yasin Suresi, İslam alimleri ve hadis kaynaklarına göre genel itibarıyla
Allah'ın rızasını kazanmak, günahların affedilmesi, dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtulmak amacıyla okunur. "Kur'an'ın kalbi" olarak nitelendirilen bu sure, İslam kültüründe özellikle şu özel durumlar ve niyetler için okunur:

16 Nisan 2026 Perşembe

Ağır Borçların Üstünden Kalkmanın Sırrı

 Peygamber Efendimiz (SAV)’in Ebu Umame hazretlerine bizzat öğrettiği, hem maddi hem de manevi yüklerimizden arınmamıza vesile olacak çok özel bir dua.

Duanın Okunuşu: "Allâhumme innî eûzu bike minel-hemmi vel-hazen, ve eûzu bike minel-aczi vel-kesel, ve eûzu bike minel-cübni vel-buhl, ve eûzu bike min ğalebetid-deyni ve kahrir-ricâl."

10 Temmuz 2024 Çarşamba

Bu Duayı Oku - Borçtan Kurtul - Servet Sahibi Ol - Mehmed Zahid Kotku Efendi

  Borçtan kurtulmak ve rızkın bollaşması için Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed S.A.V. tavsiye etmiş olduğu ayeti kerime.

30 Ocak 2023 Pazartesi

"Allâh'ım! Borçlarımı ödemeyi ihsan eyle"


"Allâh'ım! Borçlarımı ödemeyi ihsan eyle"

 

3 Mayıs 2019 Cuma

Rasûlüllâh Sallellâhu ‘Aleyhi ve Sellem’in Öğrettiği Dua (dert,keder,acizlik,tembellik,korkaklık,borç)

 Rasûlüllâh Sallellâhu ‘Aleyhi ve Sellem’in Öğrettiği Şu Duâ İle Ebû Ümâme Hazretleri’nin Ne Derdi Kaldı, Ne Borcu Kaldı! Sahâbe, Rasûlüllâh Sallellâhu ‘Aleyhi ve Sellem’in Öğrettiği Duâ İle Amel Ederdi, Biz Olsak “Sen Bize Duâ Et, Yeter!” Derdik.

"Allahümme innî eûzü bike minel-hemmi vel-hazen ve eûzü bike minel-aczi vel-kesel ve eûzü bike minel-cübni vel-buhl ve eûzü bike men galebetid-deyni ve kahrir-ricâl."


Anlamı:

Yâ Rabbi, kederden, dertten, âcizlikten, tembellikten, korkudan, cimrilikten, borcumu ödeyememekten ve insanların kahrından sana sığınırım!


 
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَقَهْرِ الرِّجَالِ...


Sabah ve Akşamları 3 kez okunacak.

Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün Mescide girdi. Orada Ensar'dan Ebu Ümame Radıyallahu Anh denen kimse ile karşılaştı. Ona: "Ey Ebu Ümame, niçin seni namaz vakti dışında Mescid'de oturmuş görüyorum?" diye sordu. "Peşimi brakmayan bir sıkıntı ve borçlar sebebiyle ey Allah'ın Resulü" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Sana bazı kelimeler öğreteyim mi? Bunları okursan, Allah, senden sıkıntını giderir ve borcunu öder" "Evet, ey Allah'ın Resulü, öğret!" dedi. "Öyleyse" dedi, "akşama çıktın mı sabaha erdin mi şu duayı oku: "Allahım üzüntüden ve kederden sana sığınırım. Aczden ve tembellikten sana sığınırım, korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borcun galebe çalmasından ve insanların kahrından sana sığınırım." (Ebu Ümame) der ki: "Ben bu duayı yaptım, Allah benden gamımı giderdi, borcumu ödedi."

Kaynak : Ebu Davud, Salat 367, (1555)


Kaynak : Cübbeli Ahmet Hoca

14 Eylül 2018 Cuma

"lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn" Fazileti


"lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn"  (Enbiya Suresi 87. Ayet)


Her kim bu dua ile herhangi (meşru) bir işinde, dua edecek olursa mutlaka Allah onun bu duasını kabul buyurur.

12 Haziran 2018 Salı

DÖRT MELEĞİN ALNINDA YAZILI OLAN DUÂ.. (HER DERDE DERMAN DUÂ)


Ebû Hureyye (ra)'dan rivayet olunmuştur. Allah Resûlü (s.a.v) âshâbı ile oturuyorlardı.Bu esnada Beni Süleyman kabilesinden biri ağlayarak Resûlüllah'ın huzuruna geldi. Resûlü Ekrem(s.a.v)ona: '
''Ey kardeşim seni ağlatan nedir?''diye sordu. Adam: ''Ey Allahın Resûlü namaza kalktığım zaman beni korku ve hezeyan sarıyor.Uyuduğumda kötü rüyalar görüyorum.Çok defa vesveseye kapılıyorum.İbadetim fesada giriyor.''dedi. Bunun üzerine Resûlü Ekrem (s.a.v): ''Ey kardeşim senin anlattıkların melun şeytanın sana yaptığı işlerdir.Şimdi ben sana miraca çıktığımda Rabbim'in bana öğrettiği 19 ismi öğreteyim mi?Bu isimlerin dördü İsrâfil (a.s)alnında,dördü Mikâil (a.s) alnında ,dördü Cebrâil (a.s) alnında,dördü Azrâil (a.s)'ın alnında üçü de arşı azamı taşıyan çok büyük meleklerden biri olan Namusu Ekber2in alnında yazılıdır.

Bu melek o kadar büyüktür ki eğer Allah Teâlâ emir buyurursa gökleri ve içindekileri bir lokmada yutar.''buyurdular. Adam:''Evet Ey Allahın Resûlü bana o isimleri öğretirmisin?''dedi.
Resûlü Ekrem(s.a.v):''Ey kardeşim kim bu 19 ismi okursa Allah sıkıntısını giderir.
Gamlı kederli okursa Allah gam ve kederini giderir.
Kaybolan için okursa geri döner.
Hastaya okunursa şifa bulur.
Borçlu okursa borcunu öder.
Bir eve okunursa Allah o evden şeytanı ve yardımcılarını uzaklaştırır.
Sen bunu akşamladığında oku,buyurdular.''


(Kitâbü muhadaratil ebrar,2\414)
''Allâhümme innî es'elüke ya rahmânü ya rahîmü ve ya cârel müste'cirîne ve ya emânel hâifîne ve ya ımâde men lâımâ delehû ve ya senede menlâ senede lehû ve ya zuhra men lâ zuhra lehu ve ya hırzed duafâi ve ya azîmer racâi ve ya münkızel helkâ münciyel garkâ ve ya muhsinü ve ya mücemmilü ve ya mun'ımü ve ya müfaddılü ve ya azîzü entellezi secede leke sevâdül leyli ve dâv'ün nehâri ve şüâüş şemsi ve hefifüş şeceri ve deviyyün nahli ve nûrul kameri ya Allahü ya Allahü ya Allahü lâ şerîke leh!Es'elüke en tusalliye alâ muhammedin ve alâ âli Muhammed.''
''




9 Eylül 2017 Cumartesi

Korkaklıktan Kurtulmak İçin Okunacak Dua

Bu duada 8-10 çeşit dert sayılmaktadır.Bunu okuyan en azından bu sayılan  dertlerden kurtulmuş ve korunmuş olur.
“Elem,keder,hüzün,acizlik,tembellik,bıkkınlık,korkaklık,cimrilik,borç altında inlemek,borç altında kalmak ve insanların baskısı altında sıkıntı ile bunalmak.”
Okunuşu:”  
Allahümme inni euzü bike minelhemmi vel hazani ve euzü bike minel’aczi velkeseli,ve euzü bike minelcubni,velbuhli ve euzü bike min galebetiddeyni ve kahrir ricali”

Manası: “Ey Allah’ım! Elemden ve kederden,şaşkınlıktan sana sığınıyorum.Acizlikten,tembellikten,bıkkınlıktan da sana sığınıyorum.Korkaklık ve cimrilikten de sana sığınıyorum.Allah’ım borç altında ezilmekten,adamların kahrından(insanların nefsimi kullanmalarından ve onlara mağlup olmaktan da sana sığınırım.)

Reslü Ekrem Aleyhisselam Efendimiz tarafından çok sıkıntıda olan ashabtan birinin sıkındığını görünce bu duayı tavsiye etmiştir.Sabah akşam bu dua okunduğunda dert ve sıkıntılardan kurtulunur.
Kaynak:Büyük dua kitabı(Hafız Yusuf Tavaslı)

14 Temmuz 2017 Cuma

Çok faziletli bir dua (Borç,Rızık,Düşmana,Kötülüklere Karşı)

Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri, duâsı makbûl bir zât idi. Mısır’da bulunduğu sırada büyük bir kıtlık olmuştu. Bunun üzerine Mısır’dan ayrılıp Kudüs’e gitti. Filistin’deki Halîlürrahmân denilen yerdeki İbrâhim aleyhisselâmın makâmını ziyâret etti. Ziyâret sırasında İbrâhim aleyhisselâmın makâmı yanında uyuya kaldı. Rü’yâsında İbrâhim aleyhisselâm tarafından karşılandı. Ebû Abdullah el-Kureşî, İbrâhim aleyhisselâma; “Ey Halîlullah! Mısır’da büyük bir kıtlık var. Duâ buyurunuz” diye arzetti. Hz. İbrâhim de kıtlığın kalkması için duâ etti. Ebû Abdullah el-Kureşî daha sonra uyanıp Kudüs’e döndü. Çok geçmeden kıtlığın kalktığı haberini öğrendi.
Abdullah Kureşî buyurdu ki:
Bir gün hocam Ebü’r-Rabî bana, “Sana bitmek tükenmek bilmeyen bir hazîne öğreteyim mi?” dedi. Ben de, “Evet” deyince, Ebü’r-Rabî bana, “Şu duâyı devamlı oku” dedi...
Okumamı istediği duâ şöyle idi: “Yâ Allah, yâ Vâhid, yâ Mûcid, yâ Cevâd, yâ Bâsit, yâ Kerîm, yâ Vehhâb, yâ ze’t-Tavl, yâ Ganî, yâ Mugnî, yâ Fettâh, yâ Rezzâk, yâ Alîm, yâ Hayy, yâ Kayyûm, yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ Bedîassemâvâti vel-ard, yâ ze’l-celâli vel ikrâm... Yâ Hannân, yâ Mennân infehnî minke bi nafhati hayrin tugnînî bihâ ammen sivâk... in testeftihû fekâd câekümü’l-feth... İnnâ fetehnâ leke fethan mübînâ... Nasrun minellahi ve fethun karîb... Allahümme yâ Ganî, yâ Hamîd, yâ Mubdi’, yâ Muîd, yâ Vedûd, yâ ze’l-arşil Mecîd, yâ Fe’âlen limâ yürîd, ikfini bihelâlike an harâmike ve agninî bi fadlike ammen sivâke vahfaznî bimâ hafizte bihizzikr... Vensurnî bimâ nasarte bihirrusül... inneke alâ külli şey’in kadîr...” (68)
Sonra bana, “Her kim şu duâyı namazlardan sonra, özellikle Cuma namazından sonra okursa, Allahü teâlâ onu her türlü kötülükten muhafaza eder. Düşmanlarına karşı muzaffer kılar, ona ummadığı yerlerden rızıklar verir, geçimini kolaylaştırır. Borcu dağlar kadar büyük ve kabarık olsa dahî, Allahü teâlânın lutfu, keremi ve inâyeti ile öder” dedi.
Kendisi şöyle anlatır:
Bir gün Abdullah el-Muâvirî’ye gittim. Bana, “Ey şerîf! Başın darda kaldığı zaman, yapacak olduğun bir duâ öğreteyim mi?” diye sordu. Ben de “Evet” dedim. Bunun üzerine şu duâyı öğretti: “Yâ Vâhid, yâ Ehad, yâ Vâcid, yâ Cevâd, İnfehnâ minke bi nefhati hayrin inneke alâ külli şey’in kadîr...” (68)
Başım darda kalmadı...
Abdullah el-Muâvirî bu duâyı bana öğretmek için okuduktan sonra, başım hiç darda kalmadı, rızkım çoğaldı. Duâda, maksadın hâsıl olması için, duâ eden kimsenin i’tikâdının düzgün olması, namazını muntazam kılması ve dînin emir ve yasaklarına elinden geldiği kadar uyması şarttır.
Ayrıca, bir kimse bir derde veya borca giriftâr olursa, “Allahümme innî eûzü bike minel hemmi vel hazeni ve eûzü bike minel aczi vel keseli ve eûzü bike minel cübni vel buhli ve eûzü bike min galebetid deyni ve kahrirricâl” duâsını okusun, buyurulmuştur.

Kaynak :  Alıntı

16 Mart 2017 Perşembe

El Aliyy (c.c.) Zikri Fazileti Ve Faydaları

El-Aliyy (c.c.) esmasının manası : Mutlak ve hakiki yüce, yüceler yücesi, O’nun şanı şerefi mertebe ve hükümranlığı pek yüce, her şeyiyle yüce olan.
El-Aliyy : العلي 
Fazileti ve faydaları :
* Her gün 100 kere ” Ya Aliyy celle celâlühû ” ism-i şerifini okumaya devam edenin rızkı bollaşır ve zenginleşir.
* Her gün 110 kere ” Ya Aliyy celle celâlühû ” zikrine devam eden herkes tarafından sevilir, ilimde ve mesleğinde ilerler.
* 232 kere ” Ya Aliyy celle celâlühû ” ism-i şerifini okuyan ilimde ilerler ve bu nimetlerle ödüllendirilir.
* 5 vakit namazdan sonra 110 kere ” Ya Aliyy celle celâlühû ” zikrine devam eden ömrü boyunca kimseye muhtaç olmaz ve her türlü kötülüklerden korunur.
* Birbirine küskün eşler yenen yemek üzerine 100 kere ” Ya Aliyy celle celâlühû ” okuduktan sonra bu yemekten yerse barışırlar ve yuvalarına huzur gelir.
* Borcu olanların, işi bozulanların 100 kere ” Ya Aliyy celle celâlühû ” zikrine devam etmeleri halinde borçlarını ödemesi kolaylaşır, işleri yoluna girer.
* Zillet ve hakaretten kurtulmak ve ilahi yardım ile insanların gözünde büyük görünüp sözlerinin kabülü için, “Ya Aliyyü Celle Celalühü” diyerek 110 kere okunur.
* Yazılarak küçük çocuk üzerine asılırsa çocuk sağlıklı büyür. Gurbete giden kişi üzerine alırsa; selametle döner. Fakir kişi üzerine alırsa inşallah zengin olur.
* Bu ismin zikrini devam eden kimse,her yerde ve her işte sevilen,sayılan ve aranan bir kimse olur. Ancak dikkatli olmak gerekir zira yükseldiği mevkinin kıymetini bilemeyip, şükrünü eda edemeyip, ismin zikrini terk eden kimse, bir daha düştüğü yerden eski makamına ulaşamaz.
* Her gün namazlardan sonra (110) defa okumayı adet edinen kimseyi Cenabı Hakk, her türlü zillet ve meskenetten beri kılar. Kendisine ilim kapılarını açar. Kalbinde hikmet pınarlarını kaynatır. Onu gören kimseler muhabbetinden dolayı ona boyun eğerler. Bütün isteklerini severek yaparlar. Herkes tarafından çok büyük sevgi ve mehabbet görür.
* Aliyy ism-i şerifini zikrederken “Aliyyül azıym” suretinde zikretmek hem dualarının çabucak kabul olunmasına, hem de matlup ve muradlarının kat kat üstünde nimetlerin verilmesine sebep olur.
* Okumayı adet edinenlerin ahlakı düzelir, insanlara şirin görünür.
* Okumayı adet edinenler, hikmetten konuşur.İlmin derinliklerine nüfuz eder. Görenlerinmuhabbetini celb eder. Kısmetinde darlık olanın okuması bir iksirdir. Kötü komşu veya kötü arkadaşı olan, onların ıslahları için okumaya devam ederse, Allah onların ahlaklarını düzeltir.
El-Aliyy esmasının ebced değeri, zikir sayısı, zikir günü ve zikir saati :
Ebced değeri ve zikir sayısı ; 110
Zikir günü ; Pazar
Zikir saati ; Güneş (Sabah güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası.)
Vücut haritasındaki yeri (Zikri hangi organa iyi gelir.) : Sol böğür sağ ayak ucu.
Gezegeni : Jüpiter.
İçinde El Aliyy İsm-i şerifi geçen kur’an ayetleri :
1-) Bakara suresi 255. ayet
اللّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
Okunuşu :
Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm (kayyûmu), lâ te’huzuhu sinetun ve lâ nevm (nevmun), lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fil ard (ardı), menzellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih (iznihî) ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ilmihî illâ bi mâ şâe, vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard (arda), ve lâ yeûduhu hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm (azîmu).
Anlamı :
Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur (Sadece O vardır). Hayy’dır Kayyum’dur. O’nu ne bir uyuklama ve ne de bir uyku hali tutmaz. Göklerde ve yerde olan herşey O’nundur. O’nun izni olmadan, O’nun katında kim şefaat etme yetkisine sahiptir? Onların önlerinde ve arkalarında olanları (geçmiş ve geleceklerini) bilir. Ve O’nun lminden, O’nun dilediğinden başka bir şey ihata edemezler (kavrayamazlar). O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Ve o ikisini muhafaza etmek (yerlerin ve göklerin dengesini korumak, gözetmek), Kendisine zor gelmez ve O Alâ’dır (çok yücedir), Azîm’dir (çok büyüktür).
2-) Nisa suresi 34. ayet
الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاء بِمَا فَضَّلَ اللّهُ بَعْضَهُمْ عَلَى بَعْضٍ وَبِمَا أَنفَقُواْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِّلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّهُ وَاللاَّتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلاَ تَبْغُواْ عَلَيْهِنَّ سَبِيلاً إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا
Okunuşu :
Er ricâlu kavvâmûne alân nisâi bi mâ faddalallâhu ba’dahum alâ ba’dın ve bi mâ enfekû min emvâlihim. Fes sâlihâtu kânitâtun hâfizâtun lil gaybi bi mâ hafizallâh (hafizallâhu). Vellâtî tehâfûne nuşûzehunne fe ızûhunne vahcurûhunn (vahcurûhunne) fîl medâcıı vadrıbûhunne, fe in ata’nekum fe lâ tebgû aleyhinne sebîlâ (sebîlen). İnnallâhe kâne aliyyen kebîrâ (kebîran).
Anlamı :
Erkekler, mallarından (kadınlar için mehir ve nafaka olarak) harcamaları sebebiyle ve Allah’ın, onların bir kısmını, diğerlerine üstün kılmasından dolayı, kadınların üzerinde daha çok kâimdirler (koruyup gözetici, idare edicidirler). Bu bakımdan salih amel (nefs tezkiyesi) yapan kadınlar itaatkârdırlar, Allah’ın (onların haklarını ve iffetlerini) korumasıyla, onlar da gaybde (kocalarının yokluğunda hem kendilerini, hem kocalarının mal ve şerefini) koruyucudurlar. İtaatsizliklerinden (baş kaldırmalarından) korktuğunuz (kadınlara) ise (önce) nasihat ediniz. Ve (sonra da) yataklarında yalnız bırakınız. Ve (hâlâ itaat etmezlerse) onlara vurunuz. Bundan sonra eğer size itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Muhakkak ki Allah Âli’dir (yücedir), Kebîr’dir (büyüktür).
3-) Lokman suresi 30. ayet
ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ الْبَاطِلُ وَأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ
Okunuşu :
Zâlike bi ennallâhe huvel hakku ve enne mâ yed’ûne min dûnihil bâtılu ve ennallâhe huvel aliyyul kebîr (kebîru).
Anlamı :
İşte bu, Allah’ın hak olması sebebiyledir. Ve O’ndan başka taptıkları şeyler mutlaka batıldır. Muhakkak ki Allah; Âli’dir (yüce), Kebir’dir (büyük).
4-) Şura suresi 4. ayet
لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
Okunuşu :
Lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard (ardı), ve huvel aliyyul azîm (azîmu).
Anlamı :
Göklerde ve yerde olan her şey, O’nundur. Ve O, Âli’dir (Yüce), Azîm’dir (Büyük).
5-) Şura suresi 51. ayet
وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُكَلِّمَهُ اللَّهُ إِلَّا وَحْيًا أَوْ مِن وَرَاء حِجَابٍ أَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا فَيُوحِيَ بِإِذْنِهِ مَا يَشَاء إِنَّهُ عَلِيٌّ حَكِيمٌ
Okunuşu :
Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm (hakîmun).
Anlamı :
Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahyile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.
6-) Sebe suresi 23. ayet
وَلَا تَنفَعُ الشَّفَاعَةُ عِندَهُ إِلَّا لِمَنْ أَذِنَ لَهُ حَتَّى إِذَا فُزِّعَ عَن قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَا قَالَ رَبُّكُمْ قَالُوا الْحَقَّ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ
Okunuşu :
Ve lâ tenfeuş şefâatu indehû illâ li men ezine lehu, hattâ izâ fuzzia an kulûbihim kâlû mâzâ kâle rabbukum, kâlûl hakka, ve huvel aliyyul kebîr (kebîru).
Anlamı :
Ve O’nun huzurunda, kendisine izin verdiği kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez. Onların kalplerinden korku giderilince: “Rabbiniz ne buyurdu?” dediler. (Onlar da) “Hakkı buyurdu.” dediler. Ve O; Âli’dir (çok yüce), Kebir’dir (çok büyük).
7-) Rad suresi 9. ayet
عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْكَبِيرُ الْمُتَعَالِ
Okunuşu :
Âlimul gaybi veş şehâdetil kebîrul muteâl (muteâli).
Anlamı :
Görünen (şahit olunan) ve görünmeyeni (gaybı) bilir. Büyüktür, Âlîdir (Yücedir).
37
Gündüz korkusunun izalesi için
Ve es’elüke biesmâike
Yâ Kâfi
Yâ Şâfî
Yâ Vâfî
Yâ Mu’âfî
Yâ ‘Âlî
Yâ Dâ’î
Yâ Râdî
Yâ Kâdî
Yâ Bakî
Yâ Hâdî
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ Sübhâneke yâ îâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’I-emâne ecirnâ mine’n-nâr.
Allah’ım ben (mübarek) İsmin hürmetine (Hacetlerimi) senden diliyorum;
Ey (kendisine, güvenip yönelene) yeterle gelen,
Ey (bütün dertlere) şifa veren,
Ey (verdiği ahde) vefa eden,
Ey sıhhat ve afiyet veren,
Ey (yaratıkları) hidayet eden,
Ey (kullarını iyiliğe ve cennete) davet eden,
Ey (hak üzere) hüküm veren,
Ey (salih ve itaatkar) kullarından hoşnut olan,
Ey (her şeyiyle) yüce ve âli olan,
Ey (ebediyen) baki kalan!
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilah yok. Eman ver bize. Bizi cehennemden kurtar.
Cevşen-i Kebir duası
21
Fayda ve menfaat bulmak için
Ve es’elüke biesmâike
Yâ ‘Aliyy
Yâ Vefiyy
Yâ Veliyy
Yâ Ganiyy
Yâ Meliyy
Yâ Zekiyy
Yâ Radiyy
Yâ Bediyy
Yâ HafIyy
Yâ Kaviyy
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.”
Allah’ım ben, ismin hürmetine sana el açıyor (yalvarıyorum),
Ey her şeyiyle yüce olan Ali,
Ey sözünde vefalı olan ve vaadinden dönmeyen Vefi,
Ey Müminlerin dostu olan Veli,
Ey gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Gani,
Ey sonsuz servet ve tükenmez hazineler sahibi Meli,
Ey her cihetten temiz ve pak olan Zeki,
Ey kendisine kulluk edenlerden hoşnut olan Razi,
Ey eser ve ihsanlarıyla varlığı apaçık görünen Bedi,
Ey siddet-i zuhurundan gizlenen Hafi,
Ey güç ve kuvveti sonsuz olan Kavi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilah yok. Eman ver bize. Bizi cehennemden kurtar.
Not : Cevşen dua alıntısıdır.