3 Kasım 2025 Pazartesi

Bu Zikri Epeyce Çekin, İşleriniz Kolaylaşır! (Mehmet Zahid Kotku (k.s.))

 İslâm’ın en latif hukuklarından biri sıla-i rahimdir; yani ana-baba, akraba ve bütün dal-budakla bağı koparmamak, gönülleri ısıtmaktır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Sıla-i rahim yapanın ömrü bereketlenir, rızkı artar.” (Buhârî, Edeb 12) 

Ebû Zer radıyallahu anh bu hakikati yaşayarak gösterdi. Kâbe’nin gölgesinde “Ben Müslüman oldum!” diye haykırdığı gün, imanını canı pahasına ilan etti. Taşlandığında bile “Allah bir!” demekten vazgeçmedi. O günden sonra, taş yürekli Gıfâr ve Eslem kabileleri onun vesilesiyle İslâm’a girdi. 

Okuma bilmeyen bu sahâbî, iman aşkının diplomasız bir kalpte nasıl güneş gibi doğabileceğini öğretti. Peygamber Efendimiz ona buyurdu: “Ey Ebû Zer, senden üstün olana bakma; senden aşağı olana bak ki şükredesin.” 

“Miskinleri sev, onlara yakın ol.” 

“Akrabandan dargın da olsa, sen git, barış.”

 “Hak acı da olsa söyle; çünkü hak, acılığında bile rahmettir.

” “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’a devam et; zira bu cennet hazinelerindendir.”

 Bu zikir, “La havle ve la kuvvete illâ billâh”, kalplerin zincirlerini çözen ilâhî bir anahtardır. O zikri epeyce çekenin işi kolaylaşır, gönlü genişler, rızkı bereketlenir. Çünkü kul, kendi kuvvetinden soyunur; Allah’ın kudretine dayanır.

 Nakşibend Hazretleri buyurur: “Nazar ber kadem –

 Ey sâlik, yürürken ayağının ucuna bak; aşağıya bak ki şükür sende daim olsun.” Velîler, tevazuun izzet olduğunu bildiler. “Men tevâda‘a refe‘ahullâh” – “Kim alçak gönüllü olursa, Allah onu yüceltir.” (Hadîs-i şerîf) 

Râbiatü’l-Adeviyye r.a. der ki: 

“Ben Allah’a ne cennet arzusu ne cehennem korkusu için ibadet ederim; O’nu sevdiğim için ibadet ederim.”

 İşte Allah dostlarının hâli budur: Allah’ı seven, O’nun sevdiklerini sever. Miskinleri, fakirleri, kalbi kırık kulları sever. Çünkü Allah, kalbi kırıkların yanındadır. 

Ebû Zer’in, Mus‘ab’ın, Selmân-ı Fârisî’nin, Bilâl-i Habîşî’nin imanına bakınız: Ne mektepleri vardı, ne servetleri; ama gönüllerinde ateş gibi bir tevhid nuru vardı. O nur, bin senedir ümmete yol gösteriyor. Hazret Mehmet Zahid Kotku (k.s.) buyurur:

 “İnsandan maksat, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Müslümanlıktan murat, o rızaya nail olmaktır. Kendini beğenenin Müslümanlığı susuz değirmene benzer; döner ama suyu yoktur.” 

Rızayı arayan kalp, tevazuyla parlar; “benlik” sönerse, Hakk’ın ışığı parlar. Yol budur: Tevazu, hizmet, sıla-i rahim ve zikrullah. 

 Cenâb-ı Hak cümlemize Ebû Zer’in imanı, Bilâl’in sabrı, Râbia’nın aşkı, Kotku Hazretleri’nin teslimiyetini nasip eylesin. Amin. el-Fâtiha 🤲

 

Kaynak : https://www.youtube.com/watch?v=-6pZYrjxpI4 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder