Kur'anda Peygamber Efendilerimiz Rabbimizden Bir Şey İstedikleri zaman şöyle dua ederlermiş
Allah'ım bana rızık ver değil hibe et kelimesini kullanırlar.
Peki ama neden ? Çünki rızık çaba ve sabır gerektirir. Çalışmanın karşılığıdır.
Hibe etmek hiç bir çabayı gerektirmeyen doğrudan gelen mucizevi bir lütuftur.
Peygamber efendilerimizin lisanındaki inceliğe bakın.
Hz. Zekeriya A.S. yaşlanmış ve eşi kısırdır . Biyolojik olarak rızık yani evlat kapısı kapalıydı. Ama "Rabbim katından tertemiz bir evlat hibe et." diyordu.
Hz. Süleyman A.S. "Dünyada eşi benzeri olmayan mülki için Allah'ım benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir mülkü bana hibe et" diyordu.
Hibe et diye dua etmek insan gücünün bittiği yerde Ya-Vehhâb ismine sığınmaktır.
Yarabbi ben senin karşında acizim sen karşılıksız veren demektir. Eğer seninde gücünün yetmediği kapılarının kapandığı bir derdin varsa çabayı bırakma. Kendi imkansızın için bu duayı bırakma Ya Vehhab bana hibe et.
Ya-Vehhâb, "hiçbir karşılık beklemeden, sınırsız ve bolca ihsan eden" anlamına gelir. Bu esmayı zikretmek rızkın genişlemesine, maddi sıkıntıların aşılmasına, ilim ve hikmet kapılarının açılmasına ve duaların kabul olmasına vesile kabul edilir
- Rızık ve Borçlardan Kurtulma: Geçim sıkıntısı çekenlerin ve borcu olanların, her gün güneş doğmadan önce 196 defa "Ya Vehhâb celle celâlühû" zikrine devam etmesi tavsiye edilir.
- Duaların Kabulü İçin: Her namazdan sonra dua etmeye başlarken 7 veya 14 defa bu ismin okunması duanın kabulünü kolaylaştırır.
- Dünyevi İstekler: Kuşluk vaktinde (Duhâ namazı sonrası) secdede bu isme devam eden kimseye, dilediği maddi ve manevi nimetlerin verileceğine inanılır.
Kaynak : https://www.youtube.com/shorts/PrUbwk4Uf34
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder