Seher vaktinde esen o gizemli meltemin, arşta titreyen Zühre yıldızının ve bir şebnem (çiy) damlasına gizlenmiş ilahi tecellileri, Uyuyanların ne büyük hazineler kaybettiğine delalet eder.
Ayet-i Kerime:
"Onlar, geceleri pek az uyurlardı. Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi."
(Zâriyât Suresi, 17-18)
Hz. Allah (c.c.), Kur'an-ı Kerim'de seher vaktinin kıymetini böyle bildiriyor. O vakit, toprağın suyla buluştuğu, ruhun aslına döndüğü anlardan biridir.
Hadis-i Şerif:
"Rabbimiz tebâreke ve teâlâ her gece, gecenin son üçte biri kaldığında dünya semasına tecelli eder ve şöyle buyurur:
'Bana dua eden yok mu, duasına icabet edeyim! Benden isteyen yok mu, dilediğini vereyim! Benden mağfiret dileyen yok mu, onu bağışlayayım!'" (Buhârî, Teheccüd 14)
Koyunların ve kuzuların meleyerek iştirak ettiği o anlarda, kainat uyanırken gaflette kalmamak büyük bir nasiptir.
Hak Dostlarından İnciler:
"Meleklerin ayak basmaya korktuğu yerlere deliler koşarak giderler."
– Münir Derman (k.s.)
"Geceleyin herkes uyurken uyanık kal; zira o vakit, Dost'un dostla baş başa kaldığı, sırların fısıldandığı vakittir."
– Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (k.s.)
"Geceleri kaim, gündüzleri saim olmayan, seher vakti inleyenlerin arasına katılamaz." – Bâyezîd-i Bistâmî (k.s.)
Kaynak : https://www.youtube.com/watch?v=muND6pGGRy0
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder